Dünyanın En Zor Ligleri
Bahisanaliz

Dünyanın En Zor Ligleri

Futbolun heyecanına hepimiz teslim olmaktayız. Ancak bu heyecanı sağlayan gol, mücadele, rekabet, taraftar ve daha pek çok unsuru düşünmek çoğu zaman aklımıza bile gelmez. Sadece maç olması bile yeterlidir izlememiz için. Bu yıl yaşadığımız COVID19 salgını ve bununla beraber yaşanan pandemi sürecinde, futbola olan tutkumuzu daha da çok fark ettik. Çünkü futbol ligleri durduruldu ve biz futbolseverler ekmeğimizden, suyumuzdan olmuş gibi bir ruh hâline büründük.

Futbolun yavaş yavaş dünyamıza dönüş yaptığı bu günlerde; Dünya üzerinde çekişmesiyle, seyir zevkiyle ve skor bolluğuyla ön plana çıkan, dünyanın en zor liglerini incelemek istedik. Dünyanın en güzel sporunu izlerken tercih ettiğimiz unsurlar, ülkelere göre farkları ve daha pek çok detay da ilerleyen cümlelerde yerini alacak.

Avrupa’nın En Zor Ligleri

Avrupa liglerinde zorluğuyla ve seyir zevkiyle ön plana çıkan 5 lig bulunmakta. Bu ligler, uzun yıllardan beridir bu alanı domine eden Ligue 1, Serie A, Bundesliga, La Liga ve Premier Leauge beşlisidir. Avrupa’nın en güçlü ve köklü takımlarının bulunduğu bu ligler, Avrupa’daki liglerin bir adım önündedir. Yabancı ve yerli kaynaklardan elde ettiğimiz araştırmaların sonucunda, Avrupa’nın en zor ligleri sıralaması şu şekildedir:

  • La Liga

İspanya’daki futbola dair büyük çekişmelerin sahnesi olan La Liga, kamuoyu zorluk açısından tartışmalı görülebilir. Real Madrid ve Barcelona arasında gidip gelen şampiyonlukların bu önyargıyı oluşturması oldukça doğal. Ancak ligin alt sıraları, Şampiyonlar Ligi ve UEFA çekişmeleri, Atletico Madrid’in zirveyi sürekli tehdidi ve El Clasico ekiplerinin rekabet süreci; La Liga’yı en zorlu ligler arasına katmaktadır.

2 yıl öncesine kadar Messi ve Ronaldo nedeniyle iki kişi üzerinden açıklanabilen bu rekabetler zinciri, Ronaldo gittiğinden bu yana daha farklı bir açıdan kendini belli etmeye başlamıştır. Messi artık yalnızdır ve herkes herkesi yenebilecek güçtedir. Bu nedenle La Liga’nın zorluğu da bir kat daha artmıştır.

  • Ligue 1

Fransa’da 2010’lu yıllar bir dominasyon öyküsü olarak da ele alınabilir. Paris Saint-Germain’in diğer rakiplere göre aşırı güçlü kadrosu ve rakiplerin de bu durumla mücadele edişi, rekabet durumundan caydıran bir unsur gibi görülmektedir. Ancak bu durumu tolere eden başka unsurlar bulmak da mümkün.

Örneğin; Monaco’nun 2016/2017 sezonundaki şampiyonluğu, dominasyonun gitgide büyümesine engel olmuştur. 2000’li yıllarda Lyon’un elde ettiği seriyi yapamayan PSG, rekabeti bitirmek adına daha çok para harcamasına rağmen, zorlandığı pek çok alan da mevcuttur.

Transferdeki yapılanmalarıyla fark yaratan Lille ve Monaco, altyapısının kuvvetiyle Lyon ve köklü geleneğini iyi kadrolarla birleştirince başarıya ulaşması kaçınılmaz olan Marsilya gibi kulüpler, ülke futbolunun dinamik kalmasını sağlayan ve Ligue 1’i zorlu bir lig hâline getiren kulüplerdir.

  • Serie A

İtalyan futbolunda da Paris Saint-Germain için dediklerimizi, Juventus için de tekrar edebiliriz. Rakiplerine göre daha istikrarlı bir yönetim ve kadro kalitesi barındırması nedeniyle, 8 yıldır aralıksız olarak ipi göğüslemekteler. Ancak bu yıllar boyunca girdikleri yarışlarda onları çok zorlayan ve rekabet unsurunu mütemadiyen arttıran kulüpler de mevcut. Napoli, Inter, Roma ve bu yılın flaş ekibi Lazio gibi kulüpler, rekabetin ve zorluğun artmasındaki en önemli pay sahipleri.

  • Bundesliga

Almanya’nın dominasyonunda yıllardan beridir bir tek kulüp var. Bayern Münih’in uzun yıllardır elde ettiği başarı geleneği, kimilerine göre itici bulunsa da; rekabetin arttığı ve yeri geldiğinde Bayern’in de zirveyi teslim ettiği noktalar mevcut. Klopp dönemi Dortmund’u; iki yıl üst üste şampiyon olarak, büyük hegomonyaya darbe vurmayı başarmıştır. 2000’li yıllar içerisinde de bu hegomonyanın yıkıldığı pek çok an gözlemledik. Stuttgart ve Wolfsburg gibi kulüpler ipi göğüslemeyi bildiler. Günümüzde de Dortmund’a ek olarak Gladbach ve Leipzig rekabeti oluşturma çabasında.

Modern zamanlarda çekim tekniklerini ve stadyum ışıklandırmalarını da tempolu oyuna entegre eden Bundesliga, seyir zevki açısından bir üst sıradaki Premier League’e yaklaşmış ancak oradaki oyuncu ve rekabet kalitesine henüz ulaşamamıştır.

  • Premier League

İngiltere’de ise Big Six gerçeği bizi karşılar. Arsenal, Manchester City, Tottenham, Liverpool, Chelsea ve Manchester United’dan oluşan bu altılı; ligin üst sıralarını kadro ve menajer kaliteleriyle yıllardır domine eder. Ancak alttaki takımların bu dominasyonu kırmak için fırsat kolladığı da aşikardır. Örneğin; bu yıl namağlup ilerleyen Liverpool’a ilk çelmeyi takan, küme düşmeme mücadelesi veren Watford olmuştur. Ayrıca 2016 yılının şampiyonu da, Big Six’in pabucunu dama atan Leicester olmuştur.

Rekabet, sertlik, oyun kalitesi ve büyük yıldızlar farkıyla Premier League; Avrupa’nın en zorlu ve seyir zevki yüksek ligidir.

 

Leave a Reply